Köylülerimizden Ahmet SÜNBÜL'ün ulaştırdığı Miladi 22 Temmuz 1846 yılına denk gelen bir belge. İncelemek için belgeyi tıuklayınız lütfen.

Osman YALÇIN (Emekli Öğretmen) diyor ki : (28 Ekim 2008)
BUGÜN AKŞAM BABAMLA KÖY HAKKINDA BİRAZ KONUŞTUM, ONA BAZI SORULAR SORDUM. ONUN KÖYLE İLGİLİ ANLATTIKLARI ŞÖYLE:
BİR KERE KÖYÜN TARİHİ OLDUKÇA ESKİ. KÖYÜN ESAS YERİ DİNORNA (SAĞIR KEF OLMADIĞI İÇİN "N"HARFİ İLE YAZDIM) DENEN YER. BU TARİH HAÇLI SEFERLERİ DÖNEMİ. YANİ 800-900 SENEYE DAYANIR. ORASI HAÇLI SEFERLERİ NEDENİYLE BUGÜNKÜ ERDAŞ DENİLEN MEVKİYE TAŞINILMIŞ. ORADA SALGIN HASTALIK ÇIKMIŞ VE DAHA HAVADAR OLDUĞU İÇİN BUGÜNKÜ KÖYÜMÜZÜN OLDUĞU YARA TAŞINILMIŞ. YİNE BABAMIN ANLATTIKLARINDAN BİZİM KÖYÜMÜZÜN BÜTÜN İNSANLARI KATIŞIKSIZ YÖRÜK. BABAMIN ANLATTIĞINA GÖRE BABAANNEMLER GENÇLİK YILLARINDA YANİ 1915-20 ARASI KADINHANININ KÖKEZE YAYLAYA GİDERLERMİŞ VE DEVELERİ VARMIŞ. KÖYÜMÜZE YERLEŞEN YÖRÜK AİLELERİ YERLEŞİK DÜZEN SONUCU YAYLACILIĞI UNUTMUŞLAR. HERKES ARAŞTIRIRSA TOROLARDA AKDENİZ SAHİLLERİNDE VE YAYLALARINDA KESİNLİKLE AKRABALARINI BULACAKLARDIR. BİZİM HACIHASANLARIN; ANTALYADA İKİ KÖYDE, ADANADA BAZI KÖYLERDE BULUNDUKLARINI, ANTALYADAKİLERİN BAZILARIYLA TANIŞTIK. HATTA ADANADA KARAİSALIDA HACIHASANLI KÖYÜ VAR.
1950 DEN SONRA BİRAZ TRAKYA GÖÇMENİ GELMİŞ, ONLARDA FAZLA KALMADAN KÖYDEN AYRILMIŞLAR.
DAHA ÖNCE KÖYÜMÜZÜN SEYDİŞEHİRE BAĞLI OLDUĞUNU VE ORADAKİ NÜFUS İDARESİNİN YANDIĞINDAN DOLAYI BİRÇOK NÜFUS KAYDINA NÜFUS GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN ULAŞILABİLECEĞİNİ İBRAHİM YILDIZ BEYE YAZMIŞTIM. O DURUMLA İLGİLİ DE SORDUM. CEVABI; ÇUMRA İLÇE OLUNCAYA KADAR SEYDİŞEHİRE BAĞLIYMIŞ. BU DA OSMANLININ SON DÖNEMİNE CUMHURİYETİN İLK YILLARINA KADAR OLDUĞU GÖRÜŞÜNÜ BENİMSEDİK. HATTA ÇUMRAYA BAĞLANDIKTAN SONRA NÜFUS KAYITLARINI NÜFUS GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN GETİRTMİŞLER ÇUMRA NÜFUS İDARESİNE.
ŞİMDİLİK BENDEN BU KADAR. SELAM, SAYGI, MUHABBET VE DOSTLUKLA KALIN. O.YALÇIN
NOT:ŞİMDİKİ KÖYÜN YERİNİN YAKLAŞIK 600 YILLIK OLDUĞUNU TAHİN EDİYOR BABAM.
Mustafa YAVUZ (Emekli
Milli Eğitim Müdürü - Milli Atlet) diyor ki :
Allahın selamı üzerine olsun, İbrahim kardeşim.
Köyümüzün adı kesin olarak "Üçkimse"! Ancak, ne yazık ki, Cumhur Bey Kardeşimin de belirttiğ gibi, Osmanlı arşivleride "Üçkilise" olarak yazılı!
Sinan Emminin Öğretmen İsmail (Kahraman) Ağabeye naklettiği bilgilerin kaynağı Babam. Babama da Dedem anlatmış.
Dedem Hacı Hasan efendi ve tabii köylülerimiz, şimdi olduğu gibi geçmişte de "Üçkilise" nitelemesinden rahatsız olmuşlar. O sebeple köyümüzün adı Orhaniye olarak değiştirilmiş.
Yani Cumhur Tekiş kardeşim belgeye göre konuşuyor.
O'nu bu tesbitinden dolayı yadırgamamak gerekiyor.
Aksine bu ilgisinden dolayı tebrik ediyorum.
Mukabil sevgilerimi, saygılarımı ve afiyet dileklerimi iletiyorum.
Sizleri ve tabii bütün köylülerimizi çok seviyorum.
Mustafa YAVUZ (Emekli
Milli Eğitim Müdürü - Milli Atlet) diyor ki :
Allahın Selamı üzerine olsun İbrahim kardeşim. Bizim köylün tarihi ile ilgili Cumhur Tekiş kardeşimin itirazlarını okudum. Araştırma yapacağını söylüyordu. Kendisine Yrd.Doç.Ahmet Ceran ile görüşmesini tavsiye ederim.
Ahmet Ceran bizim köy ile ilgili arşivlerden yararlanarak bir kitap hazırladı. Rahmetli Dr. Mustafa ile görüşmüş; kitabın basım masrafları için 4000 Dolar istemiş, ancak Mustafa'nın ömrü yetmedi.
Şu anda Ahmet Ceranın elinde Köyümüzün tarihi ile ilgili Osmanlı Arşivlerinden belgeler var.
İbrahim kardeşim, yukarıdaki adresimden haberleşelim, inşaAllah. Hemşehrilerimize de verilebilir.
Mustafa abinin e-mail adresi : mustafayavuz1057@hotmail.com

Sayın Sedat ESER tarafından gönderilen köyümüzle ilgili bir belgenin fotoğrafı.
Sevgili Cüneyt YILDIRIM ve Ebru YILDIRIM'a
fotoğraflar için özel teşekkürlerimi sunarım.
Sevgili Köylülerimden zaman zaman elektronik
mektuplar geliyor. Bazıları ile de MSN'de buluşuyoruz. Köyümüzle ilgili
bilgileri paylaşıyoruz. Onlara çok teşekkür ederim. Önümüzdeki zaman içinde
derlediğim bu bilgileri sizlerle paylaşacağım.
Mustafa YAVUZ (Emekli
Milli Eğitim Müdürü - Milli Atlet) diyor ki :
"Köyümüzle ilgili bir
harita ya da kroki olsa da onun üzerinde mevkilerin adlarını da yazsak.
Köyümüzdeki su kuyularını, sarnıçları ve ağılları, bunların geçmişte,
hayatımızdaki yerini de yazsak. Köy halkından olup da şu anda yaşayan ve ahirete
göç edenleri yazsak.
Çok renkli simalar vardı."
Elinde bilgi, belge, anı vb. olanlar varsa lütfen ulaştırsınlar. Hepimiz
bilgilenelim. Saygılarımla. (İ.Y)
Bir anı:
1982 yılında Bandırma Endüstri
Meslek Lisesi'nde göreve başladığım yıl, ağaç bayramı için Bandırma'da Ayyıldız
Tepe mevkiinde ağaç dikimi için öğrencilerimizin başında görevlendirilmiştim.
Araçlarla Ayyıldız Tepe mevkiine hareket etmeden önce araç içinde bir başka
okulun müdür yardımcısı ile sohbet ediyorduk. Konya'lı olduğumu öğrenince,
Konya'dan bir arkadaşının olduğunu söyledi. Ben de "Konya koskoca bir il. Nerden
tanıyayım." dedim ki, daha sözümü bitirmeden, o arkadaş, arkadaşının adını
söyleyiverdi. Salih TEKİŞ. Ve o anda donup kaldım. Bir o kadar da sevindim. Bir
daha, Konya'dan birini soracak olan kişiler olunca durup bekliyorum. Kim bilir
belki Salih Abi gibi bir tanıdık olabilir. Merhaba Salih abi. Umarım bir gün bu
anıyı burdan da okuma fırsatın olur. :-)
Hüseyin Celâl YİĞİT (Emekli
Subay) der ki :
"Köyün ismi de (üsküse) sayın Cumhur Tekiş'in bahsettiği gibidir. Yani
Üçkilise'den dönüşmüştür. Eskilerden öyle öğrendik. Tarihi bir araştırmam
yok. Köy Mahmutlar yıkığı üzerinde kurulmuştur. Önceden bir yerleşim yeri
varmış. Yeri muhtemelen bizim evlerin (harman yerlerinin) olduğu bölgedir."
Mustafa YAVUZ (Emekli Milli
Eğitim Müdürü - Milli Atlet) der ki :
"Bizim Köy benim
bildiğim kadarıyla Hacı Hasanlar, Hacı Mustalar" (köyde böyle söyleniyor.
Doğrusu, Hacı Mustafalar) Hacı Sinangil, Hacı Nebigil..
Hacı
Hasan ( Yani şu anda meşhur olan Hacı Hasan Efendinin babası Hacı Seyit, Hacı
Seyidin Babası Hacı Hasan) Efendi, Alanya'da uç beyi imiş. Konya merkeze
yakınlaştırmak maksadıyla ailesiyle beraber Dinorna'ya yerleştirilmek istenmiş.
Ancak Kavak Gölünün sivri sineğinden dolayı bizim köyün bulunduğu yere
yerleşmişler. (Doğru olduğunu kesin bilmemekle beraber) Köye ilk gelen aile bu
Hacı Hasan Efendi ailesi.
Hacı
Mustalar, Kadınhanı Atlantı Kasabasından gelmiş; Atlantıda Boz Beğ namında bir
beğ varmış. Konya valisi Çarkacı Halil Paşa ile aralarında çıkan bir meseleden
dolayı (Çarkacı Halil çok zalim bir adammış) Boz beği öldürtmek istemiş. Boz Beğ
Atlantıdan kaçıp bizim köye yerleşmiş. Ancak, yine de vali bu zatı (maalesef)
öldürtmüş. Boz Beğin bir oğlu, beş kızı varmış. Oğlunun adı Hacı Mustafa (Musta
Beğ) Kızlarının birinin adı Raziye ( ki, benim dedem Hacı Hasan Efendinin anası,
yani Enes Hocanın baba annesi) bir diğer kızı Sultan ( ki, benim anamın babası
Mulla Hasanın anası).
Hacı
Mustafa Efendinin soyundan gelen aileye Hacı Mustalar deniyor.
Bizim
köy Şems-i Tebrizi Vakfının Vakfiyesi imiş. Vakfın Konya'dan Hacı Sinan isimli
bir zat kâhyâ olarak gönderilmiş. Hacı Sinanlar bu zatın soyundan gelenler.
Hacı
Nebiler hakkında bilgim yok.
Başka
köylerden gelip yerleşenler de var. Bunlar, daha çok "hizmekker" (Hizmekker, bir
nevi ailenin çiftçiliğini ve benzer hizmetlerini, ücret mukabilinde yapan
kişilere denir) olarak gelip yerleşenler. Son zamanlarda, Guçça'dan, Avdan'dan
gelip yerleşenler oldu.
Konu ile
ilgili yeni bilgiler edinirsem, gönderirim. Gerçi bu bilgileri kendisinden
dinlediğim değerli ağabeyim Hasan Yavuz vefat etti, geçenlerde. Bu ve benzeri
çok önemli bilgileri kayıt altına alamadık. Çünkü ölümü ani oldu.( 16/01/2007)
Köyümüz,
belki dikkatini çekmiştir, eski bir yerleşim yeri. Yukarı Harmanlar incelenirse,
ev kalıntıları görülür. Ayrıca Erdaş Boğazında Yıkık denilen mevki, Goca Çokanın
Batı (Gülün Böğrü) ve Güney yamaçlarında bağ bahçe kalıntıları var. İstanbul
Kadı Köyün buradan gittiğine ilişkin söylentiler var. Goca Çokanın güneyinden
Nal Çekene doğru uzanan yöreye Gadı (Kadı kelimesini halk dilinde söyleniş
şekli) Bağı, Nal Çekene yakın yere de, Kadı bağının arkası denilir.
Köyümüz
Osmanlılar döneminde Konya Merkezi ile yakından ilgili imiş. Mesela, Konya
tedrista başlaya çok önemli hocalar ve bilim adamları yetiştiren, Islah-ı
Medarisil İslamiyenin kurucularından (Memiş efendi Hazretlerini oğlu ) Mehmed
Bahaeddin Efendi ve oğullarının (Zeynel Abidin, Rifat ve Ahmet Zıya efendilerin)
sıkça ziyaret ettiği bir köydür. Zeynel Abidin Efendi TBMM'nin ilk
mebuslarındandır. (Birinci meclis-i mebusanda Konya Mebusu olarak görev
almıştır. İstiklal Harbinin kararlarının alındığı mecliste yani) Islah-ı
Medarisil İslamiye Hacı Veyiz Zade Mustafa Efendi gibi alimler yetiştirmiş. Türk
Eğitim tarihinde önemli yeri olan bir eğitim kurumudur.
Bizim Köyden de bu medresede
okuyanlar var. Ama icazet alan (diploma alan) sadece Hafız Ömer olmuş. Babam bu
medresede öğrenim görürken seferberlik ilan edilmiş ve askere alınmış."
Çok değerli Öğretmenim İsmail KAHRAMAN'ın gönderdiği bilgi için lütfen tıklayınız. |